MATEMATİK VE GÖKBİLİMİ
Anlatılanara bakılırsa; Polo kardeşler, 1271′de Doğu’dan döndüklerinde Venedik’te bir şölen vermişler, yemeğin sonunda üstlerindeki eski püskü elbiseleri yırtmışlar; yerlere zümrütler ve yakutlar, gökyakutlar dökülmüş… Bu Amerika’dan Avrupa’ya akacak zenginliklerin yanında valnızca bir başlangıçtı. Bîr süre sonra, Yeni Dünya, Avrupalı egemenlerin ordularını beslemek ve kişisel tutkularını bekledikleri altının bitmez tükenmez kaynağı olacaktı. Colomb1-un keşfettiği topraklar, gerçekten de hazinelere bedel mal ve ürünlerin bir çeşit birikimiydi. Çolomb’larCortes’-ler ve Pizzaro’lar gibi ilk falih’lerden sonra bu birikimin ağzı cömertçe açıldı.
Dünyanın ekonomik ağırlık merkezi değişmişti. Akdeniz’in ekonomik ‘üs’Ieri bu dizinin bir göl halini almasıyla boğulur oldu. Buna karşılık, Atlas Okyanusu kıyılarındaki limanların önünde sınırsız bir ufuk uzanmaktaydı.
Değerli madenlerin akması ve alışverişin yoğunlaşması, artık bir çeşit ekonomik devrim yaratmaktaydı. Ödünç veren ve bankacı denen bir aracı kesim ortaya çıkmıştı. Soylunun, din adamının, köylünün ve kentsoylunun yanı sıra, yeni türeyen bir kesim ‘anamalcı’Iardı. Bunlar; krallara ödünç para verebilecek, kocaman şatolarda yaşayabilecek kadar güçlenmişlerdi. 1519′da Charles-Quinf’i (Şarlken) kral seçtiren Augsburglu bankacı Ftıgger ya da “Cıva Kralı” diye ünlenen ve bu gücü sayesinde bütün Avrupa paralarını denetleyen Hochsetter oldu.
Fabrika ürünlerine İstemin artması, ilk anamalcıları, zanaat imâlatının yerine gerçek sanayi üretimini geçirmeye yöneltti. Karmaşık makine İşlemlerini gerektiren baskı, madencilik, ipekçilik ve madenden eşya yapımı gibi alanlarda başka çıkar yol yoktu zaten. “Anamalcı girişim”İn tipik örneği olarak verebilecek madenciliği; Georges Bauner, öbür adıyla Ag-ricola “Dere metalica-MeJaller Üstüne” (1556) adlı kitabında şöyle tanımlayacaktır:mi yeni yeni galeriler açılmasını ve gittikçe derinlerde damarlar aranmasını zorunlu kılıyordu. Öte yandan, gaz patlamaları ve su basmaları hâlâ korkulan felaketlerdi. Öyle ki, hiç vakit geçirmeden havalandırma sistemleri ve su çekici pompalar kurmak gerekmekteydi. Makineler; su, rüzgâr ya da insan ve hayvan güçleriyle çalışıyordu. Ham madenleri kaldıran vinçler ve öğütücü makineleri kapsayan dev mekanik araçlar, ancak anamalcıların yardımıyla satın alınabilir; ancak imaniacmıc up avnı 7amanda kendi GÜcüyle işletilebilirdi.”
Artık geçmiş çağlardan bu yana, yeraltı işlerinde kullanılan köle ve kürek mahkûmlarının yanı sıra; özgür kişileri de bu işlerde çalıştırmak ve bunlara, bizi bugün şaşırtan bazı ön-yararlar tanımak zorunlu oluyordu. Sözgelişi; Şarlken’in oğlu 1576′
(1) Bir yıldızla gök ekvatoru arasındaki uzaklığa açılım denilmekte ve kuzeye doğru olanı atlı, güneye doğru olanı da eksi işaretiyle ölçülmektedir. Güneşin bir yıldaki acılı-m. .9i Homrn 97 fi ak İkadan 23 derecedE yayınladığı bir ‘emirname’de, maden işçilerinin çalışma saatlerini sekiz, hatta altı olarak sınırlamış; ekipler halinde çalışılması zorunluluğunu kabul etmiş ve yıllık ücretli tatil hakkı tanımıştı.
Hemen şunu da eklemek gerek: bazan grevlere ve ayaklanmalara varan kesim kavgaları baş göstermişti; öte yandan, bir dönem usta ve yardımcıların hepsini barındıran Ortaçağ loncaları; şimdi karşılarına biri ustalardan, Öteki işçilerden oluşan İki rakip örgütün dikildiğini gördüler.







Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.