AMERİKA’NIN AVRUPA’YA ETKİSİ
Yeni Dünya’dan değerli madenlerinin Avrupa’ya akması her yanda sorunlar ortaya çıkardı. Gerçi ekonomi şimdi kendisine gerekli Ödeme araçlarına sahip bulunuyordu, fakat yanı sıra genel bir fiyat yükselmesine de yol açmıştı. Düzenli bir altın ve gümüş seli, mallara ve hizmetlere daha yüksek değerler biçilmesine neden olmuştu. Bu etkiler, ilkin Endülüs’de farkedilmeye başlanmış, sonra da bütün ispanya’yı sarmış ve bağımlı bölgelere (İtalya ve Hollanda’ya geçmişti (1518). Fransa, İngiltere, Almanya, hatta Polonya ile Rusya’da bundan etkilenmişti (1524). Para oranının ansızın çoğalmasından ötürü, mal sunuşu, istemin çok gerisinde kalmıştı. Gerçi gümü| madenleri yine gümüş gönderiyordu; ama ne tahıl, ne tavuk ve ne de bez gönderen vardı. XVI. Yüzyıl boyunca İspanya, Fransa ve İsviçre’de fiyatlar üç kat artmıştı. Ücretler ve kiralar bu fiyatların öylesine gerisinde kalmıştı ki, toplumsal yapıda bir değişiklik göründü. Enflasyon dönemlerinde hep görüldüğü gibi, sabit gelirlilerin satın alma gücü azaldı: Bu sürecin kurbanı kendi halinde insanlarla toprak sahiplen oldu. (Bu toprak sahipleri ço|unlukia derebeyi soyluların çocukları, İspanya’da Hildagos, İngiltere’de Squires denilenler ve diğer ülkelerde de bunların benzeriydi). Fakat gelirini tacirler gibi günün çalkantılarına göre sürekli ayarlanabilenler durumdan çıkar sağlıyordu. İkisi de zaman bakımından paralel bir evrim göstermiş ve ikisi de ufukların genişlemesiyle ortaya çıkmış ekonomik evrimin ardından gelmiştir. Hükümetler fiyat yükselmelerinin nasıl önlenebileceği sorunuyla karşı karşıya kalmışlardı. Bu durumda Roma İmparatorluğu Diokletian’ın eski çözümünü (yani fiyatları dondurmayı) tek çıkar yol olarak gördüler. İmparator V. Kari fiyatları dondurdu. III. Henri, en önemli mallar olan ekmek, et, odun, giysi ve ayakkabı için sabit fiyatlar belirtti. Fakat köylüleri gücendirmemek ve ev yapımını tehlikeye sokmamak amacıyla tahıl fiyatlarıyla kiralan ayarlamaktan kaçındı. Ne var ki, karaborsa her türlü fiyat saptamasından kurtulmayı ba-şanyordu.
Acaba doğrudan doğruya paranın kendisi mi ele alınmalıydı? Elde bol miktarda sikke metali bulunduğundan, onun satınalma gücünü olduğu gibi bırakmak için her birini biraz daha ağırlaştırmak gerekirdi. Hükümetler de bunun tam tersi bir deneyin içine girdiler. Hızla paraya gereksinmeleri bulunduğundan sikkelerinin ağırlığını azalttılar ya da takas parası’na oranla da onlara daha yüksek bir kur değeri verdiler. Başka bir deyişle, sikkelerin değerini düşürüp, böylece yükselmesine karşı çıkacakları yerde bu yükselişi daha da körüklediler.
Bu yoldan XVI. Yüzyıl boyunca İspanyol Escudo’su 350 maravedis’-ten 440 maravedis’e, Fransız ecu’su 40 sous’dan 60 sous’ya; Alman gul-den’e 60 kreuzer’den 94 kreizer’e; İngiliz sovereign’i 20 shiling’den 30 shi-ling’e çıktı. Bu sırada para merdiveninin ait basamağında, İspanyolların vellon’u gibi değerleri kuşkulu sikkeler ortalığı kapladı (155S). Bu vellon gümüş ve bakır karışımı bir sikkeydi, ancak gümüş oranı sürekli azalıp bakır oram artıyordu.
Kurumlar ve kamuoyu bu değişikliklere karşı cephe aldı. Ünlü gökbilimci bilginr Copernkus, paranın sağlıklı bir duruma gelmesi için el sürülmez ve değiştirilmez kılınmasını, miktarının da çoğalmamasına dikkat edilmesini Öğütlüyordu (1526). Fransa’da Sayıştay danışmanı Maleslroicl, “Şimdi her yanda egemenliğini sürdüren büyük pahalılık, bizim para dedei.Berini yükseltmiş olmamızdan ileri gelmektedir” diyordu (1566). Hukukçu JeBit Boding, bu pahalılığı krallıkta şimdi dört yüz yıl öncesine oranla çok fazla miktarda altın ve gümüş bulunmasıyla açıklıyordu (1568). İspanya’da Lopez de Comara, asıl neden olarak Amerikan değerli madenlerinin Avrupa’ya akmasını gösteriyordu (1558). Tiyatro yazarı Shakespeare’-le hiçbir ilişkisi bulunmayan bir Wil-llam Shaltespeare de, İngiltere’de sikkelerin sürekfı değişikliğe uğramasına ve Hindistan’dan her yıl büyük miktarda altın ve gümüş gelmesine dikkate çekiyordu (1549). Floransah zenginlerden Davanzsti paranın durumunu kötüleştirmek için her zaman bir bahane ve özür bulan hükümdarların aç gözlülüğünü acı bir dille eleştiriyor, her vücudun nasıl kan dolaşımı için belirli oranda kana gereksinmesi varsa, her devletin de tedavülde ancak belirli oranda parası bulundurması gerektiğini belirtiyordu (1588). Böylece adım adım işin İç yüzü aydınlığa çıkıp yaşam pahalılığında suçun, paranın miktar ve kalitesinde olduğu anlaşıldı. Resmi makamlar çözüm bulmak konusunda yardıma olmaktan kaçınmadılar. Sağlıklı ve dengeli bir paraya ulaşmak için içtenlikti bir hevesle kısa sürede güçlerini topladılar. İspanya kralı II. Pbilipp bunu denedi. Fransa kralı III. Henri, *franc*a 20 sousMuk bir.değer verirken, paranın gerçek değeriyle takas narası arasında uyum sağlayabildiği kanısındaydı (1577). İngiltere kraliçesi EHzabeth, gümüş sikkenin kurunu kesinlikle belirledi (1561). Yine de bütün bu çabalar gerçeklerin baskısı karşısında tutunamadı: Paralar, koşullara bağımlı kaldılar. Nicelikçe her çeşit denetimden sıynlabİlen altın ve gümüş isteminden nitelikçe de vazgeçilmesi hükümetlerin KÜcünün üstünde kalan işlemlere bağlıydı.
Aynı Kategorideki Diğer Yazılar
Mumyalanarak 90 yıldır hiç değişmedi
Kanada'ya Düşen Meteor Taşının Parçaları Bulundu






Buy:Synthroid.Prevacid.100% Pure Okinawan Coral Calcium.Zyban.Valtrex.Nexium.Petcam (Metacam) Oral Suspension.Prednisolone.Actos.Arimidex.Zovirax.Mega Hoodia.Lumigan.Retin-A.Human Growth Hormone.Accutane….
…
BUY FASHION. TOP BRANDS: GUCCI, DOLCE&GABBANA, BURBERRY, DIESEL, ICEBERG, ROBERTO CAVALLI, EMPORIO ARMANI, VERSACE…