AMERİKA’DA DEMİRİN SERÜVENİ
AMERİKA’DA DEMİRİN SERÜVENİ
Amerika, akıl sır ermez bir hızla gelişti. Ne Avrupalılar, ne de kendileri başlangıçta bu kıt’adaki olanakları sezemediler. 1770 yılında Hollandalı de Rauw anılarında Amerikalıların aslında hiç demirleri olmadığını, ellerindeki demirin de çivi yapılmasına bile yaramayacak kadar kötü özellikler taşıdığını yazıyordu.
Ne var ki, çivi Amerikan ekonomisinin başlıca sorunuydu. Göçmenler ev kuracak, Kızılderililere karşı çit ve tahta surlar yapacaklardı, ingiltere, Amerika sömürgeleri üstündeki egemenliğini uzun süre bu çivi ve diğer demir-malzeme sayesinde sürdü-rebildi. Neden sonra göçmenler kendilerini eski anayurda bağlayan demir zincirleri, ancak Amerikan demirine dayanarak kırabildiler.
Ülkede ilk demir cevheri, Sir Wal-ler Raleigh’ın 1585 yılında Amerika’ya gönderdiği heyet tarafından bulunmuştu. Bu heyet, bugünkü Kuzey Ca-rolina kıyılarında bulunan Roanoke Adası’nda altın ararken yerine demir buldu. Göçmenler hemen çıkarıp eritmeye koyuldular. Bu demirden İlk yaptıkları şey de çivio ldu.
Demir işlemek için yeni fabrikalar açmak da göçmenlere yasak edilmişti. Pennsylvania’nın İngiliz valisi,
tt. Bugün bu emirnamenin örneği, bütün Amerikan okul kitaplarında bulunmaktadır. Emirname “God save the King!” cümlesiyle biter ve altında da gayet küçük harflerle şu sözler yazılıdır: “Phİladelphİa printed by B. Franklin.” Bunu basan adam, sonradan paratonerleri keşfeden ve İngiliz boyunduruğunun Amerika’dan sürülmesi için vargücüyle çalışan Benjamin Franklin’di.
Daha bağımsızlık savaşından önceleri bile Pennsyivania’da demir sanayii önemli bir güçtü. Demircileri arasında pek çok Alman göçmeni de vardı. Hatta bunlardan biri, bir yüksek fırın yapmış ve üstüne de şöyle yazmıştı: “Bu fırınları yapan Baron Stiegel’dir.”
İngilizler keskin yasaklar koyup duruyorlardı ama göçmenler de demir sanayiini durmadan geliştiriyorlardı. Sonunda sabırları tükenip de anlaşmazlığın demirin yardımıyla çözülmesi gerektiğinde, Amerikan göçmenlerinin ellerinde artık yeter derecede demir birikmişti. Ve o kadar demir vardı ki, İngilizler, onlara karşı donanmalarını gönderdiklerinde Hudson ve Deluwurc’ııı ağızlarını demir zincirlerle kapattılar. Bu, az buz bir başarı değildi.
XIX. yüzyılın ilk yarısında Almanya’da şimdiki Ren-Vestfalya demir sanayii devleri kurulmuştu. Aynı şey Amerika’da da oldu. Peter Co-oper 1791 yılında New-York’ta doğdu. Yani, Harcort’tan iki yıl önce idi bu ve 1881 yılında da yine Harcort’tan bir yıl önce öldü. Atlas kıyısı devletlerinin bir tür Amerikalı Harcort’-uydu. 1926 yılında Baltimore’de bir makine fabrikası kurmuş ve Amerika’nın İlk buharlı lokomotiflerini yapmıştı. 53 yıl durmaksızın demir ve çelik işlerinde çalıştıktan sonra yaşamının sonunda Amerika’nın en bü-
yük girişi olan New-York’taki “Co-oper Union*’un başkanı olmuştu.
• BİR ÇELİK KRALI DAHA
Nasıl Ammerika’da Rockefeller petrol demekse, Andrew Carnegiede çelik dernekti, Camegie, 1919 yılında 84 yaşında öldü. Yaşamının son yıllarında yalnız iyilik ve yardım işleriyle uğraştı. Bütün dünyaya onun tarafından kurulup beslenen enstitüler ve yardım kurumlan yayılmış bir durumdadır. Bu alanda o güne dek bilinen bütün rekorları kırmıştır. Bilgi enstitüleri, yardım kurumları ve üniversiteler için harcadığı para (o dönemde) 125 milyon dolardı.
Carnegie, Pennsylvania demiryollarında telgrafçıyken zengin olmaya niyet etti. O günlerde Amerikan iç savaşı sürmekteydi. Savaş başladığı zaman çalıştığı demiryolları üstünde asker taşımacılığı yapıyordu. Amerika’nın daima kendine özgü gelenekleri olagelmiştir. Ordu komutanlarına, demiryoluyla yollanan askerler ve savaş araçları için “prim” veriliyordu. Savunma Bakanlığı’nda, demiryolu şirketlerinin faturalarını ödeyen memurlar da “prİm’Merin sessiz ortaklarıydı.
O dönemde demiryolları çok hızlı fakat pek kötü döşenirdi. Odundan yapılan traversler, çürümelerine engel olan koruyucu maddelere batırılma-dıklan için çabucak çürürlerdi. Köprüler de tahtadandı ve ilk fırsatta gö-çüverirlerdi. Carnegie, demir köprü yapmak için bir şirket kurdu. 1873 yılında patlak veren büyük bunalım döneminde de ne kadar rakip kuruluş varsa, hepsini satın almaya koyuldu.
Carnegie, mühendislerini Avrupa’ya göndererek oradaki fabrikaları görmelerini sağladı. Anlaşılan, onlar da gözlerine de birkaç katı büyüten mercekler takmış gibi Avrupa’da gördüklerinin birkaç katı büyüğünü orada uygulamaya koyuldular. 1860*lan sonraki yıllarda Pittsburg’-dtaki Carnegie izabe fırınlarının yalnız bir tanesinde, günde 35 ton demir eritiliyordu. 1874 yılında ünlü “Lucj” bir dünya rekoru kırdı ve yir-rnidört saatte 100 ton ham demir verdi. Fakal 1890 yılında bir Carnegie yüksek fırını 24 saatte 1500 ton ham demir eritti.
Bugün, birçok ülkeler için demir cevheri sağlamak en önemli sorunlar-
dan biridir. Avrupa ülkeleri içinde demir cevheri bakımından zengin olanlar Fransa, İsveç ve İspanya’dır, ingiltere; ispanya, Cezayir, Tunus, İsveç ve Norveç!ten demir cevheri alır. İtalya, Elbe Adası’ndaki yataklarla yetiniyorsa da onlarda pek o kadar büyük değildir. Yugoslavya ve Çekoslovakya’nın ellerinde kendilerine yetecek kadar cevher vardır, fakat Macaristan bu bakımdan pek yoksul düşmüştür. Polonya, Baltık ülkeleri ve Finlandiya’da da demir cevheri kıttır.
Aynı Kategorideki Diğer Yazılar
Mumyalanarak 90 yıldır hiç değişmedi
Kanada'ya Düşen Meteor Taşının Parçaları Bulundu






Buy:Cialis.VPXL.Levitra.Viagra Professional.Cialis Soft Tabs.Zithromax.Tramadol.Propecia.Viagra Super Active+.Super Active ED Pack.Soma.Cialis Super Active+.Viagra Soft Tabs.Maxaman.Viagra Super Force.Cialis Professional.Viagra….