ALTERNATİF AKIMA KATKILARI OLAN BİLİMADAMLARI | Teknoloji.Tc

ALTERNATİF AKIMA KATKILARI OLAN BİLİMADAMLARI

Daha önce adlan sayılmış olanlarve bundan sonra da sözü edilecek kişilerin dışında, bu alanda büyük yararlıkları dokunan belli başlı kişiler şunlardır: Fransızlardan Maurice Leblanc (1857-1923), Andre Blondel (1863-1938), Joseph Btlhenod (1883-1944), Paul Bouctıerot (1869); İngilizlerden John Hopkins (1849-1898), John Whitehead (1872); Amerikalılardan Elihu Thomson (1853-1937), Mathias Steinmetz (1865-1923), Charles Fortescue (1876-1936); Almanlardan Sigmund Schuckert (1846-1895) ve Arnold; Rusların Michael Dolivo – Dobro-wolsky; İsviçrelilerden Ben-Eschenburg ve Hinnen Fischer, İtalyan Guido Grassi; Hollandalılardan Menges, Belçikalı Latour; Avusturyalılardan Rosenberg; Polonyalılardan Moscicki (1926-1939), Polonya Devlet Başkanı) ve birçokları.

Bunlar aracılığında alternatif akım, önce Amerika’da; sonra Almanya, İsviçre, Belçika, İtalya ve Fransa’da gelişti. Bu ülkelerde durmadan elektrik santralları ve akımın yayılması için şebekeler kuruldu. Nasıl Gramme’ın jeneratörü, bir alıcıya çevrilerek itici güç kaynağı haline getirilmişse, alternatif akım da aynı ilke üzerine kurulmuş, eşzsamanla (synchrone) motorlar da kullanılmaya başlanmıştı. Bunu, 1887′de Ferra-ris’in “asynchrone” motoru icadı gibi büyük bir gelişme izledi.

Bu yolda araştırmalar ve bazı icatlar da yapıldı; ama hiçbiri Watt makinesini gölgeleyecek üstünlükte değildi. O sıralarda iki Fransız; Rı;al ve Pichon (1827), lleronv’ıın bulucundan yararlanmayı denediler ve buhu-rın püskürmesiyle dönen ve paletler sistemi meydana getirmeye çalıştılar. Fakat bu da ötekiler gibi başarısızlıkla sona erdi. Buharın klasik bir makine-, de en iyi bir şekilde kullanılmasının

yasaları bilindiği halde, bir türbine akan püskürmelerin yasaları bütünüyle yabancıydı. Üstelik verimi düşüren anaforlar, şoklar ve kaçaklar meydana getirmekteydi.

Parsons işi ele alındığında (1876) durum buydu. Genç mühendis bu tip bir motorun geleceğinin parlak olacağını görüyordu. Dinamo’nun çizdiği yol da oldukça öğreticiydi.

Aynı merkeze bağlı iç İçe iki silindirden meydana gelen bir mekanizma düşündü; dış silindir sabitti, iç silin-dirse kendi ekseni çevresinde dönüyordu. Bu iki silindirde de birbiriyle bağlantılı çark kanatları bulunmaktaydı. Böylece buhar mekanizmaya girdiğinde sabit çark kanatlarından, hareketli çark kanatlarına yöneliyor; basıncıyla onları itiyor ve iç silindiri çeviriyordu. Tepkili türbin doğmuştu.

No tag for this post.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.