Bilimsel Araştırmalar
İlk Jüpiter aracı olan “Ploneer-10″, Mart 1972′de uzaya fırlatıldı ve hedefe ancak Aralık 1973′te ulaşabildi. Aracın görevi Jüpiter’in çevresindeki bölgelerdeki koşullan incelemek yayılan (bir rastlantı sonucu, 1955′de Amerika’da B.F. Burke ve U.Frunklln tarafından kaydedilen) radyo dalgalan çok güçlü bir magnetik alanın varlığını ortaya koymaktaydı. Bu yüzden Dünyayı çevreleyen Van Ailen kuşakları gibi yoğun ışınıma sahip [...]
Uydular konusunda ilk nesnel bilgiler, Mars’a 1971 sonlarında ulaşan ve gezegen çevresinde bir yörüngeye yerleşen “Mariner-9″dan geldi. Bu uzay aracı gezegene yaklaşırken hem Phobos’un, hem de Deimos’un fotoğraflarını çekti ve ikisinin de biçimlerinin düzgün olmadığı kanıtlandı. Phobos daha çok patatese benziyordu. En uzun çapı 28 km, en kısa çapı ise 20 km’ydi. Yüzeyi kraterlerle kaplıydı. [...]
1877 yılında Asaph Hail (1829 -1907). 68 Cm’lik kırılmalı Washington teleskopuyla Mars’ın iki uydusunu keşfetti. Bunlara Phobos ve Deimos adlan verildi, etkisi de çok küçüktü ve hiçbir yönleriyle Ay’a benzemiyorlardı. Çok soluk olduklarından 1877′den önce keşfedilememişlerdi. Tags: MARS GEZEGENİNDEKİ UYDULAR, uyduların keşfi
Güneş’ten uzaklık sırasına1 göre ikinci gezegen olan Venüs, aşağı yukarı Dünya büyüklüğündedir ve kütlesi Dünyadan yüzde 80 dolayında fazladır. Çevresi, gezegenin yüzeyini görmemizi engelleyen yoğun, derin ve bulutsu bir tabakayla kaplıdır.Venüsün Güneşten ortalama uzaklığı 108.200.00 km’dir. Ve yörüngesinin genelde daire biçimine yakınlığı nedeniyle bu uzaklık değişmezdir. Güneş çevresinde dönme süresi, 224.7 gündür. Uzay araçlarının ve [...]
Merkür gezegeni, kimi zaman çıplak gözle seçilebilir, ancak eski zamanlardan beri bilinen öteki dört gezegenden (Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn) çok daha zor görülür. Merkür, Güneşe en yakın gezegendir ve Güneşin çevresini ortalama 50 milyon kilometre uzaklıkta 88 günde döner. Boyut ve kütle açısından Dünya’dan çok Ay’a benzer. Çapı 4.880 km’dir. Kaçış hızının saniyede yalnızca [...]
ABD’nin ilk uzay yılında attığı yedi uydu arasında, Score (Signal Com-munination by Orbitin rela Equip-ment) adıyla bildiğimiz bir uydu da vardı. Bu uyduda bir Atlas Boostter bir ses kayıt makinesi bulunmakta, bunlar sesli mesajları dünyadan alıp verebilmekteydi. Biraz ilkel olmakla birlikte, ilk iletişim uydusu budur.Bir iletişim uydusu bulunmasının en büyük yararı, dünyanın geniş bir alanından [...]
Amerika Birleşik Devletleri’nin insanlı ilk uzay uçuşu, 5 Mayıs 1961 günü gerçekleşti. O gün uzaya fırlatılan Redstone füzesinin burnundaki (Özgürlük) 7 kapsülüyle Astronot Alan Shepard saatte 8.228 kilometre hızla 485 kilometre yüksekliğe çıktı. Havada 16.5 dakika kalan 1.814 kilo ağırlığındaki Mercury kapsülü Atlantik Okyanusu’na indi. Shepard, sağ-saSim kapsülden alındı.Shepard’ın uzay uçuşunun üzerinden ancak üç ay [...]
Sovyetler Birliği Başkanı Nikita Khrushchev, 14 Mart 1961 günü Kazak kenti Akmolinsk’te yaptığı konuşmada, içinde insan olan bir uzay gemisinin Sovyetler Birliği tarafından uzaya fırlatılacağı günlerin çok uzak olmadığını söyledi.28 Mart 1961 günü Moskova’daki Sovyet Bilimler Akademisi’nde düzenlenen basın konferansında konuşan Sovyet bilimadamları da yeryuvarlağı çevresindeki yörüngeye insanlı bir kapsülün gönderilmesinin düşünüldüğünü söyleyerek Khrushchev’in sözlerini [...]
Amerika Birleşik Devletleri, 28 Mayıs 1959 günü saatte 16.000 kilometre hızla yol alan orta menzilli bir Jüpiter balistik füzesinin burun hunisinde Able adında 3.5 kiloluk erkek bir Hint maymunuyla yarım kilo ağırlığında Baker adındaki bir dişi maymunu uzaya fırlattı. Hayvanların kalp atışları, kas tepkileri, kan basıncı, solunumları, ısıları gibi gösterecekleri çeşitli tepkiler uçuşu sırasında radyolarda [...]
Dünyanın ilk bilim kurgu romanı M.S. 160 yılında yazılmıştır. Adı “Gerçek Tarih”, yazan da Yunanlı ozan Samo satah Lucian’dır.Kitabın başında Lucian ve arkadaşları Herkül Sütunları’nın batısındaki yabancı denizler’e açılmış bir teknededirler. Herkül Sütunları’nın bugünkü adı Cebelitarık Boğazı, yabancı denizler de Atlas Okyanusu’dur. Lucian zamanında burası çok korkunç olayların yer alabileceği bilinmeyen bir bölgeydi.Tekne yabancı denizlerde [...]
İnsan, varlığının İlk günlerinden beri duygularıyla davranmıştı. Tüm bilgi dağarcığı; çevresindeki şeyleri görmek, ellemek ve seslerini işitmek yoluyla edindiği denemelerden oluşuyordu. Yeryuvarlığını düz olarak kabul etmişti, yeryuvarlağının olduğu yer kendisi için evrenin tam ortasıydı. Ona göre yeryuvarlağı olduğu yerde duruyor; güneş, ay ve yıldızlar gece-gündüz insanoğlunun yolunu aydınlatmak için gökte ışıldayarak yer yuvarlağının çevresinde dönüp [...]
Yeni enerji kaynaklan arasında en yeni ve en hızlı gelişmiş olanı lazer ışınıdır. Lazer, ışığın çok Özel bir çeşididir. Biıimadamları bu ışına şaşılacak kadar çok sayıda kullanma yeri buldular. Lazer ışığın özelliği, ışındaki bütün ışık dalgalarının koheran (yani dalga boylarının tümüyle ayni) olmasından ileri gelmektedir. Bunun sonucu olark ışık dalgaları birbirlerine o kadar paralel olurlar [...]
1920 yılında Rutherford çekirdeklerde böyle yüksüz taneciklerin bulunduğunu söylemişti. Fakat, bunu izleyen on yıl içinde fizikçilerin nötron adı verilen bu tanecikleri bulma çabaları boşa çıktı. Şaşırtıcı sonuçlar ancak 1930-1932 yıllan arasında Almanya’da Walter Bothe ile Hans Backer’in ve Fransa’da ise Joliot Cura çiftinin berilyum üzerinde yaptıkları deneylerle ortaya çıkıverdi. Berilyum, alfa tanecikleriyle bombardıman edilince gizemli [...]
1867 tarihi, uygarlık tarihinde altın harflerle yazılması gereken bir tarihtir: Kimya ilk kez bir yapay gereç Üretmiş, “Plastik Çağı” açılmıştı. Ancak Hayatın bundan.haberi yoktu. Nitrosellüloz ve kâfuru birleştirerek sağlam, esnek, bozulmaz ve ısıtıldığında kolay çalışır bir madde meydana getirmişti. “Sellüloid” adını verdiği bu madde kısa sürede sanayileşti. O kadar ki, bu maddeyi daha bir yığın [...]
1934, havacılık tarihİnde önemlİ bir dönüm noktası oldu. Uçak, özellikle başlangıç döneminde amatörlerin eseri olmuştu. VVright bir bisiklet satıcısı, Bleriot bir fabrikatör, Ferber bir yüzbaşı ve Santos Dumont bir salon adamıydı. Yapılan uçaklar da elbet rastgele esinlenmelerin ürünü oluyor, bunun sonucu olarak da pek çok kurban veriyordu. Bilimsel verilere dayanılmadığından ilerlemeler de kısa süre sonra [...]