İlginç Bilgiler
İlk video kayıt sistemi 1928′de, John Logie Baird’in “Fonodisk Buluşuyla ortaya çıkar. Fonodisk: 25 cm’lik, 78 devirli bir plaktır ve bir çok bakımlardan o günlerde kullanılan ses kayıtlı plağın üstünde yiv ve setler (izler).olağan plaklara benzemektedir. Halinde 30 satır taranarak, bir televizyon sinyali kayıt edilebilmektedir. Ancak, 1936 yılında, 30 satır taramalı sistemler kaldırılarak, çok daha [...]
Manyetik kayıt ilk kez 1898′de Danimarkalı bilimadamı Valdemar Poulsen tarafından açıklandı. Ama bu ilkeden yararlanılarak bir teyp’in geliştirilmesi, ancak elli yıl sonra gerçekleştirildi. Poulsen, kayıt Öğesi olarak çelik tel kullanmıştı; daha sonra da çelik şeritler yapıldı ama bu malzemeleri kullanmak ve depolamak çok zordu. İkinci Dünya Savaşı’ndan Önce Almanya’da yapılan araştırmalar sonucu, manyetik kayıt öğesi [...]
1950′de gerçekleşme yoluna giren bu icadı Albert Einstein’a borçluyuz. Ayrıca Heinrich Hertz’in yinni yıl önce gözlemlediği bir olgu Eİnstevn’m ilgisini çekmişti. Hertz, ültraviyoleden yana zengin bir ışının, elektrik devresine girmesi halinde kıvılcımın daha da güçlendiğini gözlemlemişti (1887). J.î .Thomson da bu gözlemin üzerinde duruyor ve ışığın madenin üzerine çarpmasının, tıpkı ısının yaptığı gibi madendeki elektronları [...]
1904′te Fleming’in diyodu yaygınlaştığında, Amerikalı bilgin ve mühendis Lee de Forest, P.T.T. idaresinde müdürdü ve telsiz telefon üzerinde çalışmaları başlamış ve belli kimi sonuçlan almışsa da temelde bîr ilerleme edinememişti. Çünkü diyod aslında kullanışsız ve eksikli bir araçtı. Bu konu üzerine eğilen Lee de Forest, 19O7′de onu geliştirdi ve bugün radyo alıcılarımızda bulunan triyodu icat [...]
Görüntü gibi sesin de derinlik duygusu uyandırması durumuna üç boyutlu ses denir. Tıpkı görme duyusu gibi duyma duyusu da İki ayrı yoldan aldığı sesleri birleştirdiğinden görmede olduğu gibi duymada da üçboyutluluk vardır. Bundan başka, üçboyutlu ses sağlayan önemli bir nokta da, görüntüde yer değiştiren ses kaynağına göre, bu kaynakla ilgili sesin de yer değiştirmesidir.Üçboyutlu sesi [...]
Üçboyutlu film, görüntülerin genİşlik ve yükseklikten başka derinlik duygusu da uyandırmasına dayanır. Bu duygu yalnız psikolojik bakımdan uyanabileceği gibi, fiziksel verilere dayanılarak bir üç boyutluya yol açan işlemlerle de oluşturabilir. Birinci durumda psikolojik üçboyutludan, ikincisinde de gerçek üçboyutludan söz açılır. Hemen bütün geniş perde işlemleri aynı zamanda psikolojik üçboyutlu (3-D) görüntü verir, İnsanın görüş açısı [...]
Tarih bakımından genişperdelerin ilki 1 Ekim 1952′de piyasaya çıkarılan “ThisİsCinerama” filminde kullanılan Cinerama” filminde kullanılan Cinerama işlemidir. Cinerama, dayandığı icmel bakımından Grimoin-Sansotı’un Cineraması ile Gance’in üçlü perdesini andırır, Cinerama üzerindeki çalışmalar !939″da New York Dünya Sergisi hazırlıkları arasında başlamıştı. Savaşın patlaması bunun bir ilk örneğinin tavaş pilotlarının eğiliminde kullanılmasına yo! açtı: Fred Wallrin geliştirdiği bu [...]
Bütün icatlarda, dilsever, ve usta bir kişinin fikri vermesini bilirnadam-lannın da karışması gibi bir aşama izler. Bu konuda da böyle oldu ve yüzyılın sonlarına doğru çok (lcfil$ik dallarda uzman biiimadamlan hızlı ve eşit aralıklı hareketleri incelemeye koyuldular. Sözgeleşi; İ874′tegökbilimci Jules Janssen güneş kadranının önünden geçen Venüs gezegeninin fotoğrafları m alabilmek amacıyla “fotoğraf tabancası”nı; 1882′de de [...]
Öğrenim ve paradan yana sıfır, fakat buna karşılık zeki ve hünerli bir kişi olan bu işçinin yaşam hikâyesi az çok biliniyor. Belçikalı Zenobe Gram-meadlı marangozun (1826-1901) elektrik* konusundaki yetenekleri, 1860′da “I’AHİence” şirketine girmesinden sonra ortaya çıkmıştı. Tam anlamıyla bilgisizdi ve bunun sonucu olarak da Pacİnotti’nin buluşundan da habersizdi. Öyle ki, onu yeniden kendiliğinden buldu. İndüklcnmiş [...]
Stephenson, güney İngiltere’de (Newcastle’de) bir maden ocağındaki buharlı tulumbada çalışan bir ocakçının oğluydu. Baba, haftada 12 şilin kazanabildiğinden allı çocuk biraz gelişmeye başlayınca hemen bir işte çalıştırılıyordu. Para kapanmak zorundaydı hepsi de 1781′âe doğan Geor-ge’un ilk çalıştığı iş, bir komşusunun kazlarına ve ineklerine çobanlık etmekti. Küçük George, yakındaki bir maden ocağında yük vagonlarının atla çekildiği [...]
Hikâye şöyle başlamaktadır: Pennsylvania’da 1765′te İrlandalı yoksul bir göçmen ailesinin oğlu doğuyor; adı Robert Fulton’dur. Üç yaşındayken babası öldüğü için ve annenin yanında kalır ve çok geçmeden köy okulundan ayrılıp iş bulmak zorunda kalır. Ama bu gencin resme büyük yeteneği ve özellikle eşine az rastlanır bir direnç ve çalışma gücü vardı. Yaptığı portreler sahiplerine tıpatıp [...]
Mumu bilmeyen yoktur. Gelgele-lim, balmumundan bir kitabı görenler pek azdır. Yağ gibi eritilebilen bir kitap; tuğla kitaplardan da, şerit kitaplardan da çok daha yadırgatıcıdır. Romalıların icat ettiği balmumun^ dan kitapların neredeyse geçen yüzyılın başlarında, Fransız devrimine kadar kullanıldığını bilenler pek a£-dır. ‘” ‘ Balmumundan kitap, bizim cep defterlerimiz büyüklüğünde birkaç levhadan yapılmıştır. Her levhanın bir [...]
İngilizler, boyu yarım metreyi biraz geçen küçük bir robotla Mars’ta yaşam izi arayacak. İngiltere’deki Open Üniversitesi laboratuvarlarında minik robotun son rötuşları yapılıyor. Robota Darwin’i 1832′de açık denizlere götüren gemiden esinlenerek Beagle-2 adı verildi. 65 cm boyunda, 68 kilo ağırlığındaki robot, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) adına Kazakistan’daki Baykonur uzay üssünden 23 Mayıs 2003′te fırlatılacak roketle Mars’a [...]
Bilim adamları Dünya’dan 100 ışık yılı uzaklıkta ve yapıları Güneş’e benzeyen 3 yıldızın sesini kaydetti. Yıldızların doğasına ilişkin bilgilerin elde edilebilmesini sağlayan çalışma sonucu yıldızlardan gelen seslerin düzenli bir nabız atışını andırdığı ve bir yıldızın sesinin diğerlerinden farklı olduğu görüldü.Seslerin, yıldızların yaşları,büyüklükleri ve yapılarındaki farklılıklar sebebiyle değişebildiği düşünülüyor. Yıldız sismolojisi adı verilen ses dinleme tekniği [...]
Bilim adamları DNA testi ile köpekbalıklarının döllenme olmadan üreyebildiğini bir kere daha ispatlamış oldu.Döllenme olmadan doğum,diğer adıyla partogenez,köpekbalığı,yılan,kuş,balık gibi bazı hayvanlarda görülebiliyor. ABD’de Virginia eyaletinde doğal ortamda doğmuş olan Tidbit adlı köpekbalığı 8 yıl Deniz Bilimleri Merkezi’nde erkek köpekbalıklarından tamamen ayrı yaşadıktan sonra öldü.Yapılan otopside köpekbalığının doğmak üzere olan tam gelişmiş bir yavru köpekbalığı taşıdığı [...]