<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji.Tc &#187; Sanayi</title>
	<atom:link href="http://www.teknoloji.tc/bolum/sanayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teknoloji.tc</link>
	<description>Teknoloji, Tasarım, Bilim Teknik, Robot, İcat, Keşif, Buluş</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 19:46:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>DÜNYA TARİHİ İÇİN PETROL VE ÖNEMİ</title>
		<link>http://www.teknoloji.tc/1685/dunya-tarihi-icin-petrol-ve-onemi/</link>
		<comments>http://www.teknoloji.tc/1685/dunya-tarihi-icin-petrol-ve-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2008 12:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Otomobiller]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İlkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknoloji.tc/?p=1685</guid>
		<description><![CDATA[


 Petrol konusunda her ülke kendine göre bir söylence uydurmuştur. Bu söylencelerin tek amacı, dünyayı boyunduruğuna alan bu büyülü gücün bulunma şerefine, o ülkeler için Özel bir pay çıkarmaktır.
Sözgelişi; Yunanlılar, petrolü ilk bulanın Büyük İskender olduğunu ileri sürerler: &#8220;M.Ö. XVI. yüzyıl&#8221; başlangıcında Büyük İskender bugünkü Amuderya kıyısına vardığında, askerleri yerden fışkıran yağlı bir madde görmüşlerdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"></p> <p>Petrol konusunda her ülke kendine göre bir söylence uydurmuştur. Bu söylencelerin tek amacı, dünyayı boyunduruğuna alan bu büyülü gücün bulunma şerefine, o ülkeler için Özel bir pay çıkarmaktır.</p>
<p>Sözgelişi; Yunanlılar, petrolü ilk bulanın Büyük İskender olduğunu ileri sürerler: &#8220;M.Ö. XVI. yüzyıl&#8221; başlangıcında Büyük İskender bugünkü Amuderya kıyısına vardığında, askerleri yerden fışkıran yağlı bir madde görmüşlerdi. Bir avuç Örnek alıp rahiplere götürdüler. Rahipler gerçi bu yağlı maddenin ne olduğu konusunda bîr şey diyemediler ama, uygun bir yorum da düşürdüler bu, gelecekteki anlı şanlı fakat bir o kadar da zorlu savaşların habercisiydi.</p>
<p>Büyük İskender, Amuderya kıyısında rastladığı yağlı maddenin dışında. Mezopotamya petrollerini de &#8220;keşfetmişti&#8221;. Bu &#8220;keşif&#8221;; Babilde, o sonsuza kadar sönmeyen ateşi, bir de Babil çevresindeki doğal asfaltı görmesinden geliyordu.</p>
<p>Yunanlıların, Büyük iskender&#8217;e bağladıkları bu iyimser söylence kadar İranlıların anlattıkları da ilgi çekicidir: &#8220;Büyük İskender de, rahipleri de gerçekte petrolün ne olduğunu hem anlamamışlar, hem de bu yeni maddenin ne işe yaradığına akıl er-dirememişlerdi. Plütark&#8217;ın anlattığına göre; petrolü ilk gören Yunanlılar zeytin ağacı bulunmayan bir ülkede nasıl olup da böylesi bir yağ bulunduğuna pek şaşırmışlardı.&#8221;<br />
<a href="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/petrol1.jpg"><img src="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/petrol1-218x300.jpg" alt="" title="petrol1" width="218" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1686" /></a><br />
Japonlar, M.S. VII. yüzyılda Honno Adası&#8217;nın Eshigo bölgelerinde (bugün oraları petrol alanlarıdır) kuyulardan petrol çıkarır, ulu imparatorlarının sarayını ışıklandınrlarmış.İtalyanlar da Romalı atalarının kuzey İtalya&#8217;da o sonsuza kadar sönmeyen ateşi yakmış olduklarını ileri sürerler. Arnavutlara göre; o sönmeyen ateşin yandığı Nymheum&#8217;un kendi topraklarında oluşu, şerefin kime ait olduğunu yeterince açıklamaktadır.</p>
<p>Bir başka söylence de, İlk petrolün Mısır, Filistin ve Babilde kullanılmakta olduğu üzerindedir: Duvar yapımı için petrollü harç &#8220;Babii&#8217;de; yani, bugünkü İrak&#8217;ta kullanılıyor ve Babilliler petrolü yakından biliyorlardı. Ünlü Babil Kulesi de bu harçla yapılmıştı.&#8221;Bu söylencenin daha da güçlenmesi için dinden de destek alınıyordu: &#8220;Musa Peygamber doğduğunda, annesi onu bir sepete koyup Nil Irmağı&#8217;na salıvermişti ki, bu, Sina Yarımadası&#8217;nda bulunan koyu parafinli asfalttan başka bir şey değildi.&#8221; Lût Gölü, bugün hâlâ Filistin&#8217;dedir ye üstelik gölün kıyılarıyla dibinde de asfalt vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknoloji.tc/1685/dunya-tarihi-icin-petrol-ve-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Dokuma Makineleri</title>
		<link>http://www.teknoloji.tc/1525/ilk-dokuma-makineleri/</link>
		<comments>http://www.teknoloji.tc/1525/ilk-dokuma-makineleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2008 20:05:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İcatlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlkler]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayinin Gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknoloji.tc/?p=1525</guid>
		<description><![CDATA[ İlk dokuma makineleri, özelikle İngiltere gibi bir tarım ülkesini hızla sanayi toplumu yapıverdi. Köylerde oturan yüzbinlerce insan, kentlere koşmuştu. Yeni fabrikalar güvenli bir gündelik ve yeni yeni yaşam koşulları sağlıyordu. Kuzeyin soğuk İklimi için pek Önemli sayılan yün bükmek ve dokumacılık dalında o yıllara kadar köylerde çıkrıklar ve el dokuma tezgâhları kullanılıyordu. Bu yoldan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İlk dokuma makineleri, özelikle İngiltere gibi bir tarım ülkesini hızla sanayi toplumu yapıverdi. Köylerde oturan yüzbinlerce insan, kentlere koşmuştu. Yeni fabrikalar güvenli bir gündelik ve yeni yeni yaşam koşulları sağlıyordu. Kuzeyin soğuk İklimi için pek Önemli sayılan yün bükmek ve dokumacılık dalında o yıllara kadar köylerde çıkrıklar ve el dokuma tezgâhları kullanılıyordu. Bu yoldan elde edilen kumaşlar gerçi pahalı satılıyordu ama, çalışan kadın ve erkeklerin kazancı yine de pek az oluyordu. Yaşamları sonuna dek büyük bir yoksulluk içinde geçiyordu. Üretimin önemli artışıyla bu gibilerin yaşam koşullarında bir düzelme olabilirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/dokuma_makineleri.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-1526" title="dokuma_makineleri" src="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/dokuma_makineleri-300x221.gif" alt="" width="300" height="221" /></a>Yeni kullanılmaya başlanan dokuma makineleriyle bütün bu sınırlandırmalar ve engeller ortadan kalkacak ve eski tür &#8220;eve iş alma&#8221;, yerini yığınla yapıma dayanan modern sanayie bırakacaktı. Lancashire&#8217;li yoksul bir saatçi John Kay, 1733&#8242;te bulduğu &#8220;Çabuk mekiklerle öncülük etti; dokuma, tezgâhının her iki yanına yerleştirdiği savak kutularındaki mekikler, o güne dek elle çalıştırılan mekiklerin yerini alıyordu. Bu mekikler mekanik olarak bir o yana, bir bu yana gidip gelmekle el gücünden çok daha hızlı çalışıyordu. Dokumacılar bu yeni aygıt sayesinde daha hızlı iş çıkarmakla kalmıyor, şimdiye kadar dokuduklarının bir katı daha genişlikte kumaş dokuyabiliyorlardı.</p>
<p>XIX. yüzyılda genç bir Amerikalının Yale Üniversitesini bitirir bitirmez bulduğu makine İse, Amerikan pamuklu dokumacılığında ve pamuk işletmekle bir dönüm noktası oldu. Eli Whitney adlı genç Amerikalının pamuk işleme makinesi liflerin çekirdeğini ayıklıyordu. O günlerde bu iş (Birleşik) Amerika&#8217;nın güneyinde zenci kölelerce ve elle yapılıyordu. Bu makine o tarihlerde Amerikan ekonomisine büyük olanaklar getirdi ve pamuk ürünü, ülke zenginliğini sağladı. James Watt 1800 yılında ve 64 yaşında işi bıraktığı sıralar bütün Avrupa&#8217;da (hatta. Birleşik Amerika&#8217;da) onun buluşu olan buharlı dokuma makineleri kullanılmaktaydı. İnsanlık tarihinde ilk kez yakıt kullanılmaya da başlanmıştı. Sonuçlar çok olumluydu; Özellikle I ngiltere için. Buhar makinesinin bir ingiliz buluşu olmasından kaynaklanmıyordu bu. İngiltere&#8217;de kömür yalakları çok boldu. Bir sömürgeler İmparatorluğu olarak hızla gelişen ülke, bitip tükenmez hammadde kaynaklarına ve yerli halkın çok ucuz işgücüne de sahipti. Samavileşme iki ya da üç kuşak gibi kısa bir sürede bütün ülkenin yasama düzenini temelinden değiştirmişti. Geçimi tarıma bağlı bir ulus, ekmeğini fabrikadan sallayan bir halk olmuştu. Toprak sahiplerinin gücü yavaş yavaş azalmış, sanayi mallan yapımcıları ve satıcıları olarak ortaya çıkan orta kesim ve zenginleşip ilgi kapanmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknoloji.tc/1525/ilk-dokuma-makineleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buhar Makinesi</title>
		<link>http://www.teknoloji.tc/1477/uygarligimizin-en-buyuk-katkisida-buhardi/</link>
		<comments>http://www.teknoloji.tc/1477/uygarligimizin-en-buyuk-katkisida-buhardi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2008 15:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[İcatlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlkler]]></category>
		<category><![CDATA[Buhar]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayinin Gelişimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknoloji.tc/?p=1477</guid>
		<description><![CDATA[XVI. ve XVII. yüzyıllar boyunca buharın gücünü günlük yararlı işlerde kullanma yolları aranılmıştır. Gittikçe daha yaygınlaşan su buharı gücünü makinelerde kullanmada değişik ülkelerin bilimadamları ve mucitler büyük çaba gösteriyordu. Bu yüzden başlan derde girenler de yok değildi. Fransız mimarı Salomon de Caux, icatlarını pek saçma bulan Kardinal Richelieıtx tarafından tımarhaneye attırılmıştı; zavallı, otuz yıl orada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">XVI. ve XVII. yüzyıllar boyunca buharın gücünü günlük yararlı işlerde kullanma yolları aranılmıştır. Gittikçe daha yaygınlaşan su buharı gücünü makinelerde kullanmada değişik ülkelerin bilimadamları ve mucitler büyük çaba gösteriyordu. Bu yüzden başlan derde girenler de yok değildi. Fransız mimarı Salomon de Caux, icatlarını pek saçma bulan Kardinal Richelieıtx tarafından tımarhaneye attırılmıştı; zavallı, otuz yıl orada kaldrve acılar içinde öldü. Fransız bilimadamını tımarhanede ziyaret eden İngiliz Marquis de de Worcester de bazı icatlarından ötürü birkaç yıl cezaevine girip çıkmıştı. Londra kalesinde yattığı yıllarda yazdığı ünlü &#8220;Yüzlerce İcat&#8221; adlı kitabında ileri sürdüğü yeni buluşlardan çoğu ölümünden sonra gerçekleştirilmiştir. Otomatik tabanca, uçak, atsız araba, gemi vinci, stenografi, telgraf, hafi madenlerden top yapmak, megafon, yelkensizgemi ve daha niceleri, Leo-nardo da Vinci&#8217;nin taslaklarım anımsatmaktadır. Bütün bunlardan yalnızca bir model olarak Marquİe&#8217;nin sağlığında gerçekleştirilmiştir: Maden ocaklarından suyu çekmek için buhar gücüyle işleyen makine&#8230; 1662&#8242;de Cromwell döneminin sona ermesi ve II. Charles&#8217;in İktidara gelmesi onu zindandan kurlardı; parlamento da<br />
bulduğu makinenin pateni&#8217;ini verdi. Bunun bir modeli Londra&#8217;nın eğlence parkı VaiKhal&#8217;e konuldu. Fakat büyük çapta hiçbir zaman uygulanmadı.<br />
<a href="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/buharmakinesi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1478" title="buharmakinesi" src="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/buharmakinesi.jpg" alt="" /></a><br />
Çoğu Ortaçağ boş inançlarının ve gerici güçlerin insanlar üzerinde etkisini yitirdiği XVII. yüzyılda bile, teknik gelişmenin ağır gitmesi ve yaratıcı buluşlara pek ender rastlanması şaşırtıcı görülebilir. Fakat insan çalışmasını kolaylaştırmak için doğa gücünden yararlanmak konusunda hâlâ bir kuşku vardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Buhar gücünü kullanmak, günümüzde atom enerjisinden yararlanma alanında olduğu gibi korku veriyordu. Gerçi eski Teuton&#8217;lar düşmanları korkutmak için bu güçten yararlanıyorlardı. Tarirı Püsterisch&#8217;in madenden yapılmış bir heykelini Weser Nehri kıyısına yerleştirmişlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Heykelin içi oyuk kafasına su doldurulmuştu. Ağtza odunlar yerleştirilmişti ve alnında bir delik vardı. Su ısıtılınca, buhar, odunları itip çevreyi sise buruyor ve bunu görenler korkuya kapılıyorlardı.</p>
<p style="text-align: justify;">XVII. yüzyıl mucitlerinden İtalyan mimar Giovanni Branca da bu tanrı modelinden yararlanmak İstedi. Çok büyük bir kafa biçiminde yaptırdığı bîr kazanın ağız kısmından çıkan buhar, tahtadan yapılmış bir palet tekerleğini İşletiyordu. Hemen hemen yine o yıllarda İngiliz David Ramsey de (1630&#8242;da) buna benzer bir güç makinesinin patentini aldı, fakat uygulayamadı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLK ÇABALAR, İLK UĞRAŞLAR</strong></p>
<p style="text-align: justify;">XVII. yüzyılda buhar makinesini gerçekleştirmek için çaba gösterenler arasında Fransız Huguenol&#8217;larından Denli Pipin&#8217;ir de önemli bir yeri vardır. Gençlisinde hekimlik ve fizik öğrenimi yapan Papin, pandüllii saati ve ışığın dalgalanma kuramını bulan Hollandalı Chrislian Huygeııs&#8217;le tanıştı ve birlikte Lahey&#8217;e gitti, Orada sekiz yıl çalıştılar. Fransız bilimada-mı, Hollandalı uğraşdaşının önerisiyle Londra&#8217;ya geçti ve buharın basınç gücü üzerine çalışan ünlü fizikçi İngiliz Robert Bayie ile tanıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Papin, 1675&#8242;ten başlayarak Londra&#8217;da Boyle&#8217;ın evinde yaşadı. Çok sonraları mutfaklarda kullanılan buharlı tencereyi de o günlerde buldu. İyice kapatılmış bir kapta kaynatılan su, hiçbir yerden buhar kaçırmayacağı için fokur fokıu kaynıyor, böylece de yemekleri çabuk ve lezzetli pi-şiriyordu. Papin bu buluşu üzerine yazdığı bir raporda şöyle diyordu:</p>
<p style="text-align: justify;">Hiç kaynatılmamış ve iyice kurumuş sığır kemiklerini ve butların en sertlerini içine su doldurduğum bir cam kapla o buharlı tencereye koydum. Tencerenin güvenlik kapağında küçük bîr delik vardı ve bunu bir tıkaçla kapatmıştım. Buharın basıncı olağan ölçüyü aşınca tıkaç havaya fırlıyor ve böylece bir miktar buhar boşalıyordu.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Papin&#8217;in buharlı tencere buluşu, &#8220;Royal Society&#8217;nin bir yemeğinde üyelere tanıtıldı. Yemek gerçekten lezzetli pişmişti. Ne var ki, Papin bunu buhar makinesini icat etmek yolunda bir adım saydı ve buharla İşleyecek güç makinesini günün birinde yapabileceğini umduğunu söylemekten kendini alamadı. Ülkesinde patlak veren önemli bir olay, Fransa&#8217;ya dönüp çalışmalarını sürdürmesini engelledi. XIV. Louis, Fransız Protestanları Hu-guenotte&#8217;lara İnanç özgürlüğü tanıyan &#8220;Nanteskararnamesi&#8221;ni yürürlükten kaldırmıştı. Papin&#8217;in yaşamında bir dönüm noktası olan bu durumda, protestan Alman prenslerinden I İn-sen eyaleti prensi ona Marburg Unlversitesi&#8217;nde bir profesörlük önerdi. Papin, aydın fikirli bir Prensin koruyuculuğu altında çalışmalarını sürdürebileceği umuduyla bunu kabul etti. En çok ilgilendiği konu, buhar makinesiydi. Bu makineyle bir &#8220;gemiyi rüzgâra karşı&#8221; yürütebilmeyi düşünüyordu. Marburg&#8217;da yaptığı küçük bir modelde silindir içinde kapalı tutulan buhar bir pistonu hareket ettiriyordu. Bir tulumbanın ve pistonun kullanılması, buhar makinesinin geliştirilmesi yolunda çok önemliydi. Papin, bu yeni buluşu anlatan bir yazıyı çoğaltarak 1690&#8242;da çevreye dağıttı, bütün dünyanın kendisini alkışlayacağını ummuştu, olmadı. Hessen Prensi bile Papin&#8217;in bu buluşuyla pek ilgilenmedi; bu yeni buluşla tahıl değirmenlerinin işletilebileceğini düşünmüş, fakat gemilerin buhar gücüyle yürütülebileceği konusunu hiç önemseme-mişti, Papin İ ngiltere&#8217;ye dönmeye karar verdi. Orada daha çok destek bulabileceğini sanıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kayık satın aldı ve paletli tekerleklerle donattı. Bir buhar makinesiyle bunları işletmeyi düşünüyordu. Önce Marburg&#8217;tan İngiltere&#8217;ye kadar bir duyuru yolculuğu yapmak</p>
<p style="text-align: justify;">istedi. A.ma bu girişimi başlangıçta engelledi. &#8220;M İn den denizciler birliği&#8221; geçiş izni vermedi. Bîr çatışma ve çekişme oldu, kayık yakılıp yıkıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Papin büyük bir umutsuzlukla ve beş parasız Londra&#8217;ya gitti. Bir tarihte yönetim kurulu başkanlığım yaptığı &#8220;Royal Socîety&#8221;den yardım bekliyordu, yine bîr sonuç alamadı. Günlük geçimini sağlamak için sürekli çırpınıp durdu. Onunla ilgili bir belgede (1712&#8242;de bir dostuna yazdığı mektupta) şunları yazıyordu:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Çok kötü bir durumdayım. Bütün çabalarıma rağmen hep düşmanlıklarla karşılaşıyorum. Fakat hiçbir şeyden yılınıyorum ve yüce Tann&#8217;ya beslediğim inancı yitirmiyorum.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Demirci, tüccar ve &#8220;fahri vaiz&#8221; olan İngiliz Thomas Newcomen de hemen hemen o yıllarda ve epeyi uzun süren çalışmalardan sonra bîr buhar makinesi modelini tamamladı. Böyle bir makineden beklenilen tek işlev, İngiliz maden ocaklarından su çekmeyi başararak pek çok İnsanı boğulmaktan kurtarmasıydı. Nevvcomen, buharla işleyen tulumbaların patent&#8217;ini 1715&#8242;te almayı başardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Newcomen&#8217;in bu bir çeşit &#8220;ateş makinesi&#8221; sayılan buluşu, günlük yaşamda kullanılan tek buhar gücü makinesiydi. İngiliz mühendislerinden John Smeaton, Newcomen&#8217;in ölümünden sonra bu tulumbaları daha da geliştirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Buhar makinesi böylece ilk deneyim yıllarını yavaş yavaş arkada bırakıyordu. James Watt adında genç bir İskoç, bu alanda yepyeni bir buluşla, buhar makinesini daha başarıyla kullanılır yaptı ve batı dünyasında önemli bir teknik devrim yarattı.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknoloji.tc/1477/uygarligimizin-en-buyuk-katkisida-buhardi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Potansiyel Enerji</title>
		<link>http://www.teknoloji.tc/1359/potansiyel-enerji/</link>
		<comments>http://www.teknoloji.tc/1359/potansiyel-enerji/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 00:49:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilimsel Araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Deneyler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teknoloji.tc/?p=1359</guid>
		<description><![CDATA[Potansiyel enerji, durumu sebebiyle depolandığı kabul edilen enerjidir daha doğrusu o cismin iş yapabilme yeteneğidir, tabandan h yüksekliğinde bulunan &#8220;m&#8221; kütlesi olan bir cismin potansiyel enerjisi &#8220;m.g.h&#8221; çarpımına (g bu formülde yerçekimi ivmesini belirtir) eşittir. Bu enerji, iş yapabilme yeteneği olan her sisteme, düzeneğe, örneğin gerilmiş bir yaya uygulanabilir: Yay gerilip bırakıldığında potansiyel enerjisi hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Potansiyel enerji, durumu sebebiyle depolandığı kabul edilen enerjidir daha doğrusu o cismin iş yapabilme yeteneğidir, tabandan h yüksekliğinde bulunan &#8220;m&#8221; kütlesi olan bir cismin potansiyel enerjisi <span style="text-decoration: underline;"><strong>&#8220;m.g.h&#8221;</strong></span> çarpımına (g bu formülde yerçekimi ivmesini belirtir) eşittir. Bu enerji, iş yapabilme yeteneği olan her sisteme, düzeneğe, örneğin gerilmiş bir yaya uygulanabilir: Yay gerilip bırakıldığında <a href="http://www.teknoloji.tc/1360/potansiyel-enerji/">potansiyel enerji</a>si hemen kinetik enerjiye dönüşür ve hemen başlangıçtaki boyuna gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Potansiyel Enerji İki Ana bölümde incelenir:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Esneklik Potansiyel Enerjisi<br />
2. Çekim Potansiyel Enerjisi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çekim Potansiyel Enerjisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tabandan yüksekliği arttıkça Çekim Potansiyel Enerjisi artan eneri çeşitidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Esneklik Potansiyel Enerjisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yaylardaki gerilme esneklikliğinden yararlanılarak elde edilen enerjidir. Yay ne kadar çok gerginleştirilirse Esneklik Potansiyel Enerjisi de o miktarla eşit bir oranda artış gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu konuyu daha iyi anlamak için bir deneye göz atalım:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">POTANSİYEL ENERJİ- KİNETİK ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN İNCELENMESİ</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan Deneyin Maksadı: Potansiyel enerji ve kinetik enerjinin birbirine dönüşebileceğini görmek ve mekanik enerji kavramını öğrenmek.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan Deneydeki Malzemeler: sarkaç, statif çubuk, hertz ayağı, üç ayak,</p>
<p style="text-align: justify;">DENEY DÜZENEĞİ:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.teknoloji.tc/1360/potansiyel-enerji/"><img class="alignnone size-medium wp-image-1360" title="potansiyel enerji, kinetik ve mekanik enerji" src="http://www.teknoloji.tc/wp-content/uploads/2008/11/potansiyel-300x269.jpg" alt="" width="300" height="269" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">DENEYİN YAPILIŞI:</p>
<p style="text-align: justify;">1-Elimizdeki sarkacı hertz ayağına bağlayıp şekilde görünen düzeneği oluşturunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">2-Sarkaç topunun sabitlenmesini ve kıpırdamamasını bekleyiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">3-Topu yan tarafa doğru çekip sonra serbest bırakıp ve sonucu gözlemleye başlayınız.</p>
<p style="text-align: justify;">DENEYİN SONUCU:</p>
<p style="text-align: justify;">Top sabitlendiğinde kinetik enerjisi 0 (sıfır)&#8217;dır. Potansiyel enerjisi yere göre en az seviyededir. Topu yukarıya kaldırdığınız zaman potansiyel enerjisi artacaktır. Top en yukarı seviyede potansiyel enerji en yüksektir. Top yine bu seviyede (A noktası) durduğu için kinetik enerjisi sıfır olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kez top serbest bırakıldığında, yerçekiminin katkısıyla top aşağı düşerken topun potansiyel enerjisinin bir bölümü kaybolur, fakat topun hızlanması nedeniyle kinetik enerjisi maksimumdur. Topun  B noktasındaki hızı ve kinetik enerjisi en yüksek seviyede olurken, potansiyel enerjisi en düşük seviyededir.</p>
<p style="text-align: justify;">C noktasına yükselen top hız kaybedeceğinden kinetik enerjisi de minimuma iner, yukarıya yükselme olduğu için potansiyel enerjisi maksimum olur. Sarkaç topu  C noktasında sabitlendiğinde potansiyel enerji en yüksek olur, kinetik enerjisi ise sıfırlanır. Topun yeniden geri düşmesiyle sürtünme olmaması kaydıyla bu olay sonsuza kadar devam edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEORİK BİLGİ:</p>
<p style="text-align: justify;">Enerjinin tüm çeşitleri birbirine dönüşüm sağlayabilir. Örnek olarak; barajlarda depolanan suyun potansiyel enerjisi bulunur. Barajlardaki su, hidroelektrik santrallerden akarken potansiyel enerjinin bir bölümü kinetik enerjiye dönüşebilir. Bu dönüşen enerji türbinleri döndürebilir. Dönmeye başlayan türbinler ise jeneratörlerde elektrik üretilmesine katkı sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ünlü bilim adamı <a href="http://www.teknoloji.tc/1352/aynstayn/">Albert Einstein</a> (<a href="http://www.teknoloji.tc/1352/aynstayn/">Albırt Aynştayn</a>, <a href="http://www.teknoloji.tc/1352/aynstayn/">Aynştayn</a>) “Enerji korunumu kanunu”yla; “Enerjinin hiç yokken var olmayacağını, enerji varken de hiçbir zaman yok olamayacağını, maddenin enerjiye, enerjinin de maddeye dönüştürülebileceğini “kanıtlamıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teknoloji.tc/1359/potansiyel-enerji/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
